SAĞLIKLI BİR KAHVALTI İÇİN ÖNERİLER

Bir kâse tahıl
Kuru üzüm, taze meyve ve süt (az yağlı veya yağsız) içeren bir kâse tahıl yemeyi deneyin. Yüksek lif içeren tahıllar, ideal, sağlıklı ve doyurucu bir kahvaltı sağlar. İmkânınız varsa bir kâse karışık tahılı bir bardak yağsız sütle karıştırarak yiyin. İçine kuru üzüm de karıştırırsanız çok daha faydalı olacaktır.

Taze meyve
Beslenmenize farklı meyve türleri eklemek çok yararlıdır. Çünkü farklı meyveler farklı besin öğeleri içerir. Meyveler farklı renkler, tatlar ve dokularıyla diğer yiyecekleri daha ilginç ve lezzetli hale getirirler.

Kızarmış ekmek ve alternatifleri

Kızarmış ekmeğinizin üzerine reçel ya da marmelat sürmek yerine, dilimlenmiş muz ya da az yağlı krem peynir sürmeyi deneyin. Kepekli ekmek, lif ve diğer besin öğeleri bakımından beyaz ekmek ya da diğer rafine ekmek türlerinden daha zengindir. Ayrıca kepekli yiyecekleri daha yavaş sindiririz; bu da bizi daha uzun süre tok tutar.

Meyve suyu
Meyve suyu, başta C vitamini olmak üzere, sağlığımız için yararlı çok sayıda vitamin içerir. Her gün yemeniz gereken beş porsiyon meyve ve sebzeyi bir bardak (150 ml) meyve suyu tüketerek alabilirsiniz.

Kahve ve çay

Kahve ve çay az miktarda tercih edilmelidir. Çayınızı ve kahvenizi şekersiz içmeye gayret edin.
Read More

NASIL SAĞLIKLI BESLENEBİLİRİM ?

Sağlıklı bir beslenme en az 3-4 öğünden oluşmalıdır. Dengeli bir beslenme açısından iyi alışkanlıkları sürdürmek için güne sağlıklı bir kahvaltıyla başlanmalıdır. İyi bir öğle yemeği, zinde kalmak için gerekli enerjiyi sağlamak açısından temeldir. Yaşam tarzınızın ve aile yaşamının düzeni için sağlıklı bir akşam yemeği gereklidir. Hafif atıştırmalar açlık duygusunu bastırmak için yararlı olabilir.
Yoğun geçirilen günlerde sağlıklı beslenmek için zaman yok gibi görünebilir. Öğünlerin planlanması çok önemlidir ve yorgunluğa ve bir sonraki öğünde aşırı yemeye neden olabilen öğün atlanmasını engelleyebilir.

* Bir besin grubunun tümünün kesilmesini öneren moda diyetlerden kaçınılmalıdır.
* Tokluk hissettiğinizde yemek yemeyi bırakın.
* Yavaş yeyin.
* Bol miktarda kalorisiz içecek tüketin.
* Taze meyve, sebze ve yüksek lifli nişastalardan bol miktarda lif alın.
* Çevrenizde sağlıklı gıdalar bulundurun ve sağlıksız gıdalardan uzak durun.
* Basit şekerler, çok yağlı gıdalar ve alkollü içeceklerin tüketimini sınırlayın.
* Restoranlarda servis edilen porsiyonların sadece yarısını yeyin.
* Alışverişe giderken sağlıklı gıdaları içeren bir liste yapın ve bu listenin dışına kesinlikle çıkmayın.

SAĞLIKLI YİYECEKLER NELERDİR ?

Sağlıklı beslenme, geçici bir değişiklik olarak değil, bir yaşam tarzı olarak kabul edilmelidir. Yaşam tarzının hızla değiştirilmesi gerekmez. Küçük adımlar atılması ve yapılan değişiklik hayata geçinde yeni bir adım atılması yeterli olabilir.

* Bol lifli, şeker içeriği düşük kahvaltılık tahıllar kahvaltı için idealdir ancak dengeli bir diyet için hafif bir klasik kahvaltı da yapılabilir.
* Balık mükemmel bir protein kaynağıdır. Ayrıca, kalp hastalıklarının önlenmesine yardımcı olan temel yağ asitleri içerir.

* Pilav veya makarna (kepekli olması tercih edilir) dengeli bir diyette olması gereken nişasta miktarını karşılayabilir.
* Taze meyve ve sebzeler ideal bir seçimdir.
* Süt ürünleri çok iyi bir kalsiyum kaynağıdır; kalsiyum sağlıklı bir diyet için çok gereklidir. Yağsız veya yarım yağlı süt, az yağlı yoğurt, yağsız peynir tüketilebilir sağlıklı yiyeceklerdir.


Kaynak:
Owens-Malett S. Nutrition advice everyday living. OAC News, Special Edition, April 2009, Vol. 4, Issue 3, p. 5.
Read More

İYİ BİR SPORCU OLMAK İÇİN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Sevgiili futbolcu kardeşlerim , Birlikte yaptığımız antrenmanlar öncesi , sonrası ve antrenmnan sırasında yanlış yaptığınız biçok şey göze çarpıyor.Bu küçük gibi görülen ancak çok önemli olan ayrıntılar başarının asıl anahtarıdır.

1- Antrenman öncesinde spor tesisi çevresindeki , büfelerden yemek yemek kesinlikle yasaktır !!! Egzersizden hemen önce yenilen yemek antrenman sırasında sizi büyük sıkıntıya sokacaktır.Vücudunuz yemekleri sindirmeye çalışırken vücuda ayrıca binen egzersiz yükü çok büyük sıkıntılara yol açabilir.
Her zaman söylediğimiz gibi antrenmandan en az 1.5 saat öncesinde yemek işimizi bitiriyoruz ve antrenmana hazırlnıyoruz.

2- Antrenman öncesinde dinlenmiş bir vücuda sahip olmak sizlerin antrenmanda %100 e yakın performans göstermenizi ve yaptığınız antrenmandan çok daha fazla verim elde etmenizi sağlar.Ancak , görüyorum ki birçoğunuz gece geç yatıyorsunuz , antrenman öncesinde antrenmana odaklanmak yerine başka aktivitelerde bulunuyorsunuz.
Yaptığınız antrenmandan en iyi verimi elde etmek için mutlaka dinlenmiş bir vücutla sahaya çıkmaya özen gösterin.

3- Antrenmanlardan sonra mutlaka sıkı giyinip terin üzerimizde soğumasını engellemeli ve olası hastalıkları bertaraf etmeliyiz.
*Antrenman sonrasında ilk 2 saat içerisinde duşumuzu alıp hemen yemek yemeli ve antrenmanda kaybettiğimiz enerjiyi geri kazanmalıyız.
-Bol bol sıvı alıp mineral ve tuz eksiğimizi gidermeliyiz.
*Antrenman sonrasındaki ilk 2 saatte alınan besinler kaybedilen besin depolarının %60 ı kadarını doldurmaktadır.
*Antrenman sonrası evimizde duş ve yemekten sonra en az 1-2 saat kadar uyumalı ve dinlenmeliyiz.Tekrar sokağa çıkıp top oynamak veya hemen gezmeye dolaşmaya çıkmak dinlenmenizi geciktirecek ve size zarar verecektir.
Mutlaka uyumalı ve gücünüzü geri kazanmalısınız.

4- Antrenmanlar dışında okulunuzda veya sokakta top oynadığınızı biliyorum ancak bu size şu sıkıntıları yaratabilir;
*Sakatlanabilirsiniz ve haftasonu antrenmanlarınız bu sebepten aksayabilir
*İyi ısınmadan dışarıda top oynuyorsunuz belki de hiç ısınmadan oynuyorsunuz bu kaslarınız için büyük bir düşmandır.Kaslarınıza zarar verecektir ısınmadan spor yapmak ve sakatlıklara yol açabilir.

5-En önemli unsurlardan birisi de UYKU ! Uyumak en güzel dinlenme yöntemi olup tüm vücudun dinlendiği , hücrelerin yenilendiği bir dmnemdir.
Özellikle gece 23.00 ve 03.00 saatleri arası uykunu en verimli saatleri olup vücut bu saatlerde çok daha yoğun çalışarak yenilenme sağlar. Eğer sizler bu saatlerinizi uyuyarak değil de internet karşısında geçicerek olursanız hayatınızdan 1 gün dinlenmeden geçirmiş olacaksınız.
Bu 1 gün sizler için çok büyük bir kayıptır.
Sizlere önerim gece en geç 22.30 da uyumanızsizler için çok yararlı olacaktır.

Bu saydığımız küçük gibi görünen ama hep atladığınız bu ayrıntılara dikkat etmeniz karşılığında iyi bir profesyönel yaşantının kapılarını açmış olacak ve tercih edilen sevilen bir sporcu olacaksınız.
Baktığımızda bir Pierre Van Hooijdonk , Harry Kewell , Roberto Carlos gibi örnek aldığınız sporcular Türkiye'ye gelerek Turcell Süper Lig de oynayan bir çok sporcuya Profesyonellik dersi vermiştir. Yaşayışları , davranışlarıyla...
Sizlerde imrenerek bakılan , örnek alınan bir sporcu olmak için bu yazıyı okur okumaz hemen başlayın uygulamaya.
Ne kadar iyi futbol oynasanız da bu ayrıntıları uygulamazsanız asla profesyonel olamazsınız !!!
Sizleri seviyorum , iyiliğiniz için tavsiyelerimi dikkate alın...
Sevgiler....
Read More

SADECE ALAYLI VEYA SADECE MEKTEPLİ OLMAK YETERLİ Mİ ?

Özellikle Antrenörlük konusunda ülkemde insanların sürekli tartıştığı ve bir türlü sonuca varamadığı konulardan birtanesi de Antrenörlerin alaylı mı yoksa mektepli mi olması gerektiği konusu , acaba hangisi bu işi daha iyi yapabilir ?
Ülkemizde artık iyice yaygınlaşan BESYO eğitimi sayesinde birçok akademisyen spor adamı mezun oldu.Ülkemde spor denilince akla ilk futbol geldiğini düşünürsek de bu tartışma en çok futbol alanında yaşanmakta.Neredeyse her eski futbolcu artık hemen antrenör olup bir takımın başına gözü kapalı getirilirken bu insanların görev için yeterli olup olmaması kimsenin ilgi alanına girmiyor sanki.
Dünya 3.sü olan milli takım oyuncuları hangi yetki ve sorumlulukla , hangi bilinçle UEFA A lisans sahibi edilebiliyor , bu kadar basit mi bu belgeyi almak ?
Kesinlikle yanlış anlaşılmasın elde edilen başarıya gölge düşürmek değil amacım kesinlikle , kaldı ki bunu eleştirme konusunda kendimi yetkili de görmüyorum. Ancak , elde edilen bu büyük başarının ödülü bu mu olmalı ? Dünya 3.sü olan bir milli takımın oyuncularına neden ödül olarak 4 yıl emek vererek BESYO bitiren öğrencilerin , Antrenörlerin gelecekleri , hayalleri hediye ediliyor ?
Madem durum böyle neden açıldı bu BESYO ' lar neden ülke futbolunun ileri gelenleri bilimsel antrenmandan bahsediyor ? Hangi üstün yetenekleriyle (!) yaptırıyorlar bu bilimsel antrenmanları , çalışmaları çok merak ediyorum.
Elbette ki futbol oynayarak yıllarca yapılan antrenmanların , edinilen tecrübeler yıllarca okul okuyarak edinilcek deneyimler değil ancak , sadece bu yeterli mi ?
İstanbul Üniversitesi BESYO ' da çok sevdiğim hocam Cevat GÜLER , derslerimizinden bir anektot paylaşmak istiyorum. Ülke futbolumuzda çok fazla teknik özelliğe sahip , zeki ve futbola uygun futbolcu bulunurken neden hala dünya futbolundan geride olduğumuzu kendisi şu sözlerle dile getiriyor özetle ; "Anaerobik kapasite bakımından bizden daha dayanıklılar ve bu sayede bizden daha fazla koşarak hep önümüzdeler."Bu bilgiye nasıl ulaştı değerli hocam ? Elbette ki bilimsel araştırmalar testler ve tecrübeleri sayesinde.
Yine Avrupadaki temsilcilerimizden Alpay ÖZALAN ve Tuncay ŞANLI'nın yapılan röpörtajlarından bir anektot ; her iki oyuncu da İngiliz futbolunun çok farklı olduğunu ve sanki futbolu yeniden öğrenmeye başladıklarını belirterek ülke futbolumuzun avrupanın ne kadar geride olduğu acı gerçeğini gözler önüne sermekte.
Ülkemin yatiştirdiği onca Antrenörden neden sadece Yılmaz VURAL , Ersun YANAL gibi birkaç tane akademisyen varken , Hakan KUTLU , Rıza ÇALIMBAY , Ziya DOĞAN , Bülent KORKMAZ , Feyyaz UÇAR , Oğuz ÇETİN , Fatih TERİM gibi bir çok futbolu bırakmış olan ve hemen akabinde antrenörlük kariyerine başlayan kişilerle karşılaşıyoruz.
Aslında sorumuzun cevabı hemen üstteki paragrafta gizli dersem yanlış olmaz !
Alaylı dediğimiz futbolun içinden gelenlerin açısından da baktığımda olaya haklı oldukları ancak haklı olmalarının yeterli olmadığı gerekçelerinden biri de şu ; o sahanın tozunu yutmak , saha içindeki ince ayrıntıların futbolun içinden gelmenin çok büyük bir avantaj olduğundan bahsediyorlar.
Bu konuda onlara sadece şu açıdan hak verebiliyorum ; söyledikleri tecrübe ancak ve ancak bilimle , araştırmalarla , bilgi ile birleştirildiği zaman değer kazanabilir bence.
Ancak eleştirmekten bıkmayacağım konu şudur ki ; BESYO Antrenörlük Bölümü mezunu bir akademisyen okuldan çıkıp bir takıın başına gelemiyor , yetersiz , bilgisiz , terübesiz oluyor ancak , futbolu bırakan bir oyuncu hemen bir takımın başına getiriliyor bunda bir sakınca görülmüyor ve sadece futbol oynamış olması böylesine ciddi bir konuda yetkili kişi olabilmesi için nasıl oluyorda yeterli oluyor ?
Yetkililerin biran önce gerekli düzenlemeleri yapması ve futbolu bırakan bir oyuncunun yeterli eğitimi almadan 4 yıl akademik eğitim alan bir insanın tüm emeklerine , birikim ve bilgilerine sadece birkaç haftalık bir kurs sonrasında sahip olduğu kanaatine vararak gerekli belge verilebiliyor ?
Ülke futbolunun başındaki insanların şapkalarını önlerine koyarak düşünmeleri gerekiyor diye düşünüyorum.
Avrupada bazı ülkelerdeki bir uygulamadan bahsetmek istiyorum ; Eğer bir spor akademisi öğrencisiyseniz belirli bir süre hakemlik yapmadan ve futbol oynamadan okuldan mezun olamıyorsunuz.
Böylece futbol'un her alanında görev yaparak bir taraftar , bir hakem , bir futbolcu ve bir futbolcu gözüyle görebilmenize olanak sağlıyor.Böylece hem alaylı hem mektepli kategorisindeki tüm sahalarda görev yapmış oluyorsunuz , ufkunuz genişliyor.
Şahsım adına söylemem gerekirse bu sistemi bir bakıma uyguladığım için şanslıyım önce taraftar sonrasında futbolcu ve hakem olarak yer bulduğum futbol camiyasında gerekli akademik eğitimi aldıktan sonra şimdi bir antrenör olarak devam ediyorum.
Tüm bu yaşadığım tecrübeler bana futbola her açıdan bakabilme olanağı tanıdı.Kendimi bu yüzden çok şanslı hissediyorum.
İşte bu ve buna benzer bir sistemi oluşturarak ne sadece akademisyen ne de sadece alaylı insanlardan oluşan her iki türlü de yetersiz olan eğitimciler yerine çok daha donanımlı eğitimciler yetiştirebiliriz.
Read More

Herkes Antrenör olursa...

"Herkes Futbolcu olursa..." ' dan sonra bu başlık ve konuyu yazmazsam önemli bir noktayı atlamış olacağımı düşünüdüm. Malum ülkemin %90'ı Antrenör pardon ; "Hoca"...
Futbol basit bir oyun elbette ama sadece zeki insanlar iyi oynar ve başarılı olurlar.
Futbol Antrenörlüğü de öyle bence...
Ülkemde bir politik olay gelişmenin bile çoğu zaman önüne geçen futbol , neredeyse her erkeğin beşikten mezara ilgilendiği yegane olgulardan biri.Haftasonları maçların olduğu saatlerde hayatın durduğu , sokakların boşaldığı insanların futbol maçlarını izlemekle meşgul olduğu ve maçlar kadar bu işin bahsininde gözardı edilmeyecek kadar ilgi gördüğü bir uğraş , olgu , spor dalı ne derseniz diyin ama bu ülkenin vazgeçilmezi futbol.
Bununla birlikte çok sevilen , heryerde oynanan , her kahvede , berberde , okul sırasında , otobüste kısaca her erkek muhabbetinde önemli yer alan futbol'un yorumcusu (!) da antrenörü (!) de yaygın ülkemde.
Öyle yorumlar dönüyor ki herkes sanki konuşulan takımın antrenman sahasından , futbolcuların arasından az önce gelmiş gibi ciddi ve kesin.
Malesef bu yorumları yapanların %99'u da sıradan vatandaşlar , yani hiçbir futbol eğitimi olmayan insanlar.Gördüklerini sadece taraftarlığın belkide fanatikliğin verdiği duygusallıkla objektiflikten çok uzaklarda yorumluyorlar.
Malesef bu olaylar bu ülkenin temelini oluşturan Amatör futbol sahalarında da bu şekilde yürüyor.Tıpkı o yorumları yapan fırıncı , bakkal , berber , kasap gibi amatör futbolun başında olan kulüp başkanı da , Antrenör(!) de aynı cahillik içerisinde.
2 yıl kadar yaptığım hakemliğim sırasında yaşadığım olaylardan birini anlattığımda aslında ne demek istediğimi çok daha güzel anlayacaksınız.
Futbolda Kale vuruşu bir oyuna başlama şekli olup bu vuruş sırasında normal şartlarda ofsaty konumunda olan bir oyuncu , ofsayt konumunda olmaz aynı taç atışı ve köşe vuruşundan ofsayt olmadığı gibi.Ancak , Amatör futbolumuzun tecrübeli bir antrenörü (!) bir kale vuruşu sırasında rakip savunma oyuncuları arkasında bulunan futbolcusuna tamda gözümün önnüde avazı çıktığı kadar bağırıyor ; oğlum ofsayttasın çık ofsayttan diye !!!
Evet en basit örneklerden birisi bu , hangi konumlarda ofsayt olur yada hangi vuruşta ofsayt olmaz bilgisi olmayan yada güncellenen kurallardan haberi olmayan bu çok tecrübeli (!) antrenörümüz bu kötü örneklerden ve ülkemin acınası futbol alt yapı hocalarından birisi.
Böylesine bir cahillik ve bu cahilliği görmezden gelerek halen futbolu çok iyi bildiğini düşünen insanların oluşturduğu bir futbol altyapısından nasıl olur da iyi bir gelecek , iyi sporcular , gerçek antrenör ve futbolcular çıksın.
Kesinlikle kendini sürekli yenileyen , geliştiren antrenör arkadaşlarımı , abilerimi , sporcu kardeşlerimi tenzih ediyorum. Kesinlikle onlara hiç bir lafım yok ama çoğunluğunu cahillerin , futbolla alakası olmayan insanların oluşturduğu futbol camiyasında artık fırıncı , tüpçü , bakkal yöneticiler , antrenörler istemiyorum !
Bu ülkenin Üniversiteleri , BESYO'ları ; Futbolcu , Yönetici , Antrenör yetiştiren kurumları var.
Bu kurumlardan çıkıp iş arayan , açıkta bekleyen bir sürü Beden Eğitimi öğretmeni , Antenör , Spot Yöneticisi arkadaşlarım varken fırıncılardan , bakkaldan , kasaptan Antrenör , yönetici ve hatta hakemlerin olmasın isteimiyorum.
Herkes bildiği işin yaparsa bence dünya da , ülkemde çok daha büyük adımlarla ilerleyecek ve gelişecektir.
Read More

HERKES FUTBOLCU OLURSA..!

Futbol , halkın tüm yaşayışını , ekonomisini , sosyal ve psikolojik yapısını doğrudan etkileyen bir spor dalı ülkemizde.Bu oluşum Türkiye dışında Brezilya , Arjantin gibi henüz gelişmekte olan ülkelerin bazılarında da geçerli.Tüm bunlara paralel olarak hem bu ülkelerde hemde dünyada endüstirileşen futbol artık insanların geçim kaynağı olarak gördükleri bir yapı , meslek halini almış durumda ancak , örneklerini verdiğim bu gelişmekte olan ülkelerde futbol devletlerin ekonomik yapılarıyla ters orantılı olarak bir kurtuluş yolu olarak görülmekte ve rağbet görmekte.
Bununla birlikte az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde daha çok olmakla birlikte tüm dünyada futbol okulları , futbol endüstirisi içinde çok önemli bir yer almakta , gerek futbol takımlarının oyuncu bulmasında kolaylık sağlaması gerekse kulüplere sağladığı ekonomik getirilerle.
Ülkemizde de bu durum aynı şekilde işlemekte ve 4 büyük takım başta olmakla beraber birçok futbol takımı futbol okulları sayılarını arttırmakta.Bu durum Türk futbolunun gelişmesi yeni oyuncuların keşfedilmesi ve yetiştiriilmesi açısından çok önemli ancak , ülkemizin sosyo-ekonomik durumunu gözönüne aldığımız zaman futbolun bir kurtuluş yolu olarak görülmesi , insanların para , şan-şöhret için tercih ettiği futbol gerçek amacını yitirmekte ve futbolun bir spor olduğu unutulmakta ve bu durum futbol açısından çok büyük bir sorun teşkil etmektedir.
Çocuklarını futbol okullarına gönderen velilerin tamamına yakını bu okullarda çocuklarının mutlak suretle futbolcu olmasını istemekte , çocuklarının yeteneklerine , melekelerini görmezden gelerek bu duruma kendilerini inandırmaktalar.Halbu ki futbol okullarını asıl amacı öncelikle spor'un asıl misyonu yerine getirmek sağlıklı bireyler yetiştirmek , futbolu sevdirmek , öğretmek ve aralarındaki gerçekten yetenekli sporcuların futbolu ilerleyen zamanda bir meslek olarak icra etmelerini sağlamaktır.
Yani buradan şunu anlamak herkes için çok ama çok önemli ; futbol okulları hatta ve hatta tüm spor okulları öncelikle çocuklarımızın spor alışkanlığı kazanmaları , sosyal hayata daha çabuk adapte olmaları , yeni arkadaşlar edinmeleri ve spor yapabilmenin verdiği özgüvene sahip sağlıklı bireyler olarak yetişirken kötü alışkanlıklardan uzaklaşmalarını hedeflemektedir.Futbolcu olmak , sporcu olmak ve sporu bir meslek olarak icra etmek , para kazanmak ikinci planda tutulması gereken konudur.
Sporcuların velilerinin çocuklarının mutlak suretle futbolcu olmalarını istemeleri inanmaları ve çocuklarını da buna inandırmaları ilerleyen zamanda futbol veya çocuğun icra ettiği spor dalına uygun olmaması durumunda çocuğun halaykırıklığına uğramasına ve özgüven kaybına sebep olacaktır.Bu durum yetiştirmeyi amaçlamış olduğumuz sağlıklı bireylerin yetişmesine sekte vurmakta ve çocuklarımızın masum hayallerinin kabusa dönmesine sebep olmaktadır.
Unutmamak gerekir ki herkesin sahip olduğu melekeleri vardır ancak , önemli olan bunu ortaya çıkarmaktır.Çocuğumuzun sanat alanında yetenekleri varsa bunun yerine yeteneği olmayan bir başka dalda çocuğumzu ilerlemeye zorlamak sadece zaman kaybı olacaktır.Çocuklarımızın mümkün oldukça çok sosyal faaliyette bulunması melekelerini ortaya çıkarmak için çok önemli bir yol gösterici olacak ve çocuğumuzun yeteneklerini farketmemizi sağlayacaktır.
Unutmayalım ki ülkemizde herkesin futbolcu olması imkansız bir durumdur , ülkemizin bu sporcuları eğitecek antrenöre , öğretmene , çocuklarımızın sağlıklı kalmasında yardımcı olacak doktorlara , bakkala , çöpçüye dahi ihtiyaç vardır.
Bol sporlu , sağlıklı günler....
Read More

SPOR YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN BASİT KURALLAR

İBB'nin parklara koyduğu spor aletlerinden sonra bir heves artmaya başlayan spor yapma alışkanlıklarımızdan bahsetmiştim.Hayatında spor yapmamış ancak çeşitli sebeplerle artık spor yapması gerektiğine inanmaya başlayan ev hanımları , emekli amcaları çokça bu parklarda görmeye başladığımı söylemiştim.Bundan bahsederken aklıma geldi ve bende spor aktiviteleri içerisine henüz katılmış ve spor yaparken sağdan soldan gördüğü hareketlerle kendi çapında birşeyler yapan amcalarıma , teyzelerime birkaç tavsiyede bulunmak istedim.

1- Spor yapmaya başlamadan önce mutlaka ve mutlaka spor için uygun kıyafetleri seçin!
Seçtiğiniz kıyafetlerin hareketlerinizi kısıtlamamasına önem verin.
Dar ve sıkan kıyafetler yerine daha rahat giyecekler seçin!
Terlemenizi kolaylaştırdığı söylenen hava almayan malzemelerden yapılan eşofmanlar yerine pamuklu giyecekleri seçin.
2- Spor yapmadan en az 1-1.5 saat önce yemek yemeyi bırakın , ağır yiyeceklerden kaçının !
3- Mutlaka ve mutlaka parklarda gördüğünüz spor aletlerini kullanmadan önce ısınma hareketleri ve kültür-fizik hareketlerini yaparak kaslarınızı spor yapmya uygun hale getirin.
Bunu yapmak için koşarak ısınmanıza gerek yok ; tempolu bir yürüyüş ile de koşmaya gerek kalmadan ısınabilirsiniz.Isınmak için illaki koşmak gerekmez !
4- Isındıktan sonra mutlaka Stretching (Esnetme) hareketleri diğer bir değişle Kültür-Fizik hareketleri yapın !
Bu hareketleri öğrenmek için internette 5 dkç lık bir araştırma yapmanız yeterli olacaktır.
5- Parklardaki spor aletlerini kullanırken ani hareketlerden mümkün oldukça kaçının.Henüz vücudunuzun adapte olmadığı bu hareketleri ani ve acele şekilde yapmanız kaslarınızda kramplara , eklem hareketliliğinizin henüz gelişmemiş olmasına bağlı sakatlıklarla karşılaşabilirsiniz.
6- Hareketler sırasında ağrı duymanız mümkün olabilir ancak acı duyduğunuzda bu hareketi doğru yapmadığınızın bir işaretidir.Acı duyduğunuzda hareketi yapmak için daha fazla zorlamayın !
7- Spor aktivitenizden sonra bol bol sıvı alın ! Hamlık ağrısı dediğimiz kaslardaki küçük yaralanmaların ağrısını geçirmekte size çok yardımcı olacak ve kaybettiğiniz sıvı-mineral açığını da kapatırken sizi kramplardan da uzak tutacaktır.

Sadece bu basit önerileri bile dikkate alarak daha sağlıklı ve saktlıklardan uzak bir şekilde spor yapabilirsiniz !
Sağlıklı Günler !!!
Read More

Spor Kültürü mü , O da ne ?

İstanbul Büyük Şehir Belediyesi'nin parklarda başlattığı bir uygulama var son yıllarda ; Parklara konan spor aletlerinden ve tartan pistlerden bahsediyorum.
Avrupa ve Amerikada bir kültür haline gelmiş olan spor ülkemizde sadece ya zayıflama yada hastalandıuktan sonra (kalp-damar hastalıkları , Obezite v.s.) doktor tavsiyesiyle yapılmaya başlanan bir aktivite ve en önemlisini unutuyordum az kalsın para kazanmanın en güzel ve kolay yolu olan ülke insanının %90'ı nın kompetanı olduğu Futbol...
Halbuki dünyada spor'a insanlar bu gözle bakmıyorlar.İnsanlar sağlıklı yaşamak , zinde kalmak , potansiyel sağlık problemlerini engellemek amacıyla spor yapıyorlar hemde düzenli olarak.Yani sadece boş zamanlarında yapılan bir aktivite değil onlar için spor , bir sorumluluk vücutlarına karşı...
Şimdilerde İ.B.B.'nin eksik olmasın bir çok semtte oluşturduğu spor alanları sayesinde çok daha fazla spor yapmaya başladı yurdum insanı ama malesef hiçbir şeyin doğru gitmediği gibi ülkemde bu iş de yalan yanlış ilerliyor.
Gözünü sevdiğimin yurdum insanı pantolonla , mantoyla , hatta topuklu ayakkabısıyla yapıyor kapısının hemen önündeki park'ta sporunu...Ama yine sporu yapanlar ya hasta amcalarım - teyzelerim yada kilo vermek isteyen , selülit eritmek isteyen ablalarım kardeşlerim...
Neden ? diye soruyorum önce kendime neden ?
Yurdum insanı neden illaki başına birşeyler gelince başlar önlemini almaya ?
İlla kolesterolün yüksek mi çıkması lazım perhiz için yada illaki fil gibi mi olmak gerekli spor yapmak için ?
Sebebi aslında çok da uzakta aramak anlamsız sebep belli eğitimsizlik !
İşte bu yüzden sağolsun bazı doktorlarımız , abi ablalarımız t.v. lerde bayanlara sabah ve gündüz kuşağındaki kadın programlarında birşeyler vermeye insanımızı eğitmeye çalışıyor ama tabiiki bu da yeterli değil !
Yine İBB'nin bazı merkezlerde uyguladığı bir program sayesinde akademisyen insanlar eşliğinde spor yapma imkanı da sunuyor böylece çok daha sağlıklı bir şekilde spor yapma imkanı bulan insanım sağlık kazanmak (!) amacı ile geldiği park'tan sakatlanmadan bilinçsizce haldur huldur spor yapmadan ayrılıyor.
Bu da bardağın dolu tarafı...
İnsanlarımız bir şekilde birilerinin ellerini taşın altına sokmasıyla insanımız eğitilmeye çalışılıyor ve kısmen de olsa başaarılıyor.
İşte bende bu blogda onun için yazıyorum belki 1-2 işi de burdan birkaç kelime öğrenir de bende bilgilerimi insanlara aktarmanın mutluluğunu yaşarken birkaç bilinçli insan daha artar ülkemde....
Umuyorum ki çok yakın bir zamanda bizim insanımızında büyük bir kısmı sporu kendisi için bir sorumluluk olarak görerek düzenli spor yapmaya başlar ve çocuklarını da buna teşvik eder.
Read More

FUTBOLCULARA ALTIN ÖĞÜTLER 2

İYİ BİR SPORCUNUN GÜNLÜK YAŞAMINDA
MUTLAKA UYMASI GEREKEN KURALLAR

1. SABAH KAHVALTISINI MUTLAKA YAP !
2. GÜNDE EN AZ 2 SU BARDAĞI SÜT İÇME ALIŞKANLIĞI EDİN ! BÜYÜMENİ HIZLANDIRIR !
3. GÜNDE EN AZ 8-10 BARDAK SIVI TÜKET !
4. GÜNDE EN AZ 3-4 KEZ SEBZE-MEYVE TÜKET !
5. GÜNDE EN AZ 2 KEZ DİŞLERİNİ FIRÇALA ! MÜMKÜNSE HER ÖĞÜNDEN SONRA…
6. YEMEKLERİ YAVAŞ VE ÇİĞNEYEREK YEME ALIŞKANLIĞI KAZAN !
7. SEBZE VE MEYVELERİ BOL SU İLE YIKAYARAK YE !
8. AÇIKTA SATILAN SU VE YİYECEKLERDEN UZAK DUR !
9. ÖĞÜN ARALARINDA ŞEKERLİ BESİNLER ( GOFRET , ÇİKOLATA , ŞEKER, KOLA ) YEMEKTEN KAÇIN !
10. YEMEKLERDEN ÖNCE ELLERİNİ SABUNLA YIKA VE BOL SUYLA DURULA
11. ERKEN YATMA VE ERKEN KALKMA ALIŞKANLIĞI EDİN ! ( EN GEÇ GECE 11 de YAT – SABAH EN GEÇ 10 da KALK )
12. FAST FOOD ( HAMBURGER , CİPS v.s. ) BESİNLERİ SINIRLI TÜKET ! HAFTADA EN FAZLA 2 KEZ
13. ASİTLİ İÇECEKLER ( KOLA , GAZOZ , FANTA , SPRİTE ) YERİNE DOĞAL İÇECEKLER ( SÜT , AYRAN , MEYVE SUYU , KOMPOSTO ) TÜKET !
14. SOKAKTA FUTBOL OYNAMA !!! ve SOKAKTA OYUN OYNAMA SÜRESİ 2 SAATİ GEÇMESİN !!!
15. HAYATINI PLANLI VE DÜZENLİ YAŞA ! ( YATMA VE KALKMA SAATİN , ANTRENMAN SAATİN , EĞLENME SAATİN BELLİ OLSUN , DEĞERLİ ZAMANINI BOŞA HARCAMA ! )
16. BİLGİSAYAR BAŞINDA ARALIKSIZ EN FAZLA 2 SAAT KALMALISIN EN AZ YARIM SAAT GÖZLERİN DİNLENDİKTEN SONRA TEKRAR BİLGİSAYAR BAŞINA GEÇ !
17. HOCALARINI DİNLEDİĞİN KADAR ANNE VE BABANIN SÖZLERİNİ DE DİNLE !!! UNUTMA Kİ SENİ HERKESTEN ÇOK SEVEN VE KORUMAK İSTEYEN İNSANLAR ONLARDIR !!!
18. ANTRENMANLARDAN EN AZ 2 SAAT ÖNCE YEMEKLE İLİŞKİNİ KES !!!
Read More

FUTBOLCULARA ALTIN ÖĞÜTLER

- Takım arkadaşlarına , rakiplerine ve hakemlere saygılı ol !
- Antrenmanda ciddiyetle çalış , yaptığın işe konsantre ol çünkü ; antrenman maçın provasıdır.
- Konsantrasyonunu antrenman ve maç sırasında hiç kaybetme ve oyun disiplinini ne olursa olsun sakın bozma !
- Saha içerisinde yardımlaş , özverili ol ! Unutma başarı ancak ve ancak dayanışma ile gelecektir.
- Sorumluluk yüklenerek oyna , kendine güven , kararlı ve cesur ol ve futbolu gerektirdiği gibi oyna !!!
- Hocanın verdiği görevleri unutma , görevini unutan hiçbir oyuncu profesyonel olamaz !!!
- Bloklar arası mesafeyi koru ! ( Defans ile orta saha gibi … )
- Rakibinin yanında koşma , ya müdehale et yada arkadaşının kademesine gir !
- Topu kazandığında hücumu , kaybettiğinde savunmayı düşün.Topu kazandığın yerde hücum , kaybettiğin yerde savunma başlar !
- Mümkün oldukça ileri ve geri paslarla oyna , yan pas yapmaktan kaçın !
- 1.Bölgede ( kale ve ceza sahası civarında ) risksiz oyna , mümkün oldukça tek topta oyna ve hava toplarını sakın SEKTİRME !
- 2.Bölgede ( Orta alanda ) kendine güvenli ve garanti oyna !
- 3. Bölgede risk almaktan kaçınma yaratıcılığını kullan ve işi bitirmeden dönme !
- Savunmada derinliği , çoğalmayı ve kademeyi sağla Hücumda ise derinliği , çoğalmayı ve dengeyi sağla.
- Ya topu hızlandır yada sen top ile hızlan gördüğün boş oyuncuya oyna ve her zaman çabuk oynamayı düşün.
- Futbol basit hareketlerin çabuk yapılmasından oluşur , Kolay ve basit oyna top kaybetme , çünkü ; top kolay kazanılmıyor.
- Enerjini saklama , mertçe gücünü son damlasına kadar oyna.
- Sinirlerine hakim ol , sabırlı ve iradeli ol.Sporcunun iradesi kuvvetli olmalıdır.
- Hırslı ol anyı zamanda bilinçli ol. Hırsına yenilme !
- Takım arkadaşın evdeki kardeşinden farksızdır onları rakip olarak görme ve açıklarını kapat başarı ve güç birlikten doğar !
Read More